Son dakika haberi bulunmamaktadır.   Bu site nedir ?    http://bhaber.net    İletişim  
<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11CF-96B8-444553540000" id="obj1" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" border="0" width="genişlik" height="yükseklik">
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR

    F Tipi Rehberi

    Her özgür insan bir mahkûm adayıdır.

    Kategori  Kategori : F Tipi Rehberi
    Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
    Okunma  Okunma : 2288
    Tarih  Tarih : 01 Haziran 2009, 07:11

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    “Her özgür insan bir mahkûm adayıdır.”

     

                Özellikle seçimlerde alınan oy oranlarının artmasıyla doğru orantılı olarak tek partili baskı ve diktatörlük rejimine giden ülkemizde, her an herkesi sınırsız dinleme ve izleme faaliyetleri sayesinde siz de ne olduğunu bile anlamadan gözaltına alınabilir, senelerce hâkim karşısına çıkarılmadan Yüksek Güvenlikli ceza İnfaz kurumlarında misafir edile bilirsiniz.

     

                Siz kendinizi besmele, cezaevini şeytan olarak görebilir ve bunun sonucu olarak aranızdaki ilişkiyi besmele ile şeytanın ilişkisine benzetebilirsiniz. Ancak elli yıllık usta bir şoförün acemi bir trafik canavarı tarafından feci bir trafik kazasına taraf edilmesi gibi, hayatını kanun ve kurallara uymayı ilke edinerek geçiren biri olsanız dahi, bir işgüzar polisin ya da savcının kurbanı olarak, suça ilişkinin en ufak bir şüphe, eylem, söylem delil olmaksızın kendinizi yüksek duvarlar ve jiletli tellerle çevrili bir cezaevinde bulabilirsiniz.

     

                Buna “kuşun taşa çarpması” da diyebilirsiniz. Bu deyim her ne kadar milyonda bir ihtimaller için kullanılsa da, her biri havada gözükmeyen taşlar gibi dolaşan cep telefonu görüşmeleri, mesajlaşmaları, e-postalar sayesinde havada dolaşan bir barış güvercini olarak sizin buralara çarpma yacağınızı kimse garanti edemez.

               

                Daha açık bir ifadeyle;

     

                Bir arkadaşınızın gönderdiği bayram mesajı, bir okurunuzun attığı kandil mesajı, tanıdığınız ya da tanıma dığınız birin gönderdiği bir istenmeyen e-posta (spam) suç ya da cezaevi ile aranızda var olduğunu düşündüğünüz besmele-şeytan ilişkisini sona erdirebilir. Bunun tanıdığım o kadar çok örneği var ki onları yazsam ciltlerce kitap olurdu.

     

                Mesela bu satırların yazarı 2007 Mayıs bir gün herhangi bir nedenle gözaltına alınabileceğini, hatta tutuklanabileceğini, hele hele Ağır Ceza Mahkûmlarının barındırıldığı F Tipi yüksek güvenlikli cezaevinde 15 ay sorgusuz sualsiz kalacağını aklının ucundan bile geçirmezdi. Başına gelenlerin gerçekleşme ihtimali ona göre güneş ile ayın çarpışma ihtimali kadardı.

     

                Gelin görün ki devletine, milletine hizmeti ibadet kabul eden, Anayasal düzeni, devletin kurum ve kurallarını kutsayan, hayatı boyunca şiddete taraf olmamış, değil silah bıçak bile taşımamış biri olarak, “Anayasal düzene karşı suç işlemek” amacıyla kurulduğu iddia edilen “Silahlı Ergene kon Terör Örgütü üyesi” olmak “Halkı hükümete karşı isyana tahrik” etmek ve “Askerleri itaatsizliğe teşvik” suçlamasıyla 18 Temmuz 2007 den 9 mayıs 2009 a kadar tutuklu kaldım.

     

                Ben bu satırları Tekirdağ 2 Nolu F Tipi cezaevinde yazmış olduğum notlardan, taslak kitabıma yazdığım 7 Ocak Saat 11:00 de Eski MGK Genel Sekreterinin de aralarında bulunduğu iki Orgeneral, bir Tümgeneral, çok sayıda emekli ve muvazzaf  ordu mensubu, Yalçın Küçük göz altına alını yor. Eski İstanbul Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’ın ev ve iş yerlerinde aramalar yapılıyor. Bir yandan Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun da  göz altına alınabileceği haberleri dolaşıyordu. Bu tablo biraz önce anlattıklarımı doğ rulamaya yeterde artar bile.

     

                Demek ki dünya görüşünüz, dininiz, mezhebiniz, kökeniniz ne olursa olsun, şu anda ne kadar maddi ve siyasi güce sahip olursanız olun, rövanş alma kültürünün hâkim olduğu zihniyetler değişmediği sürece, gücü elinde tutanlar, bir öncekilere karşı çeşitli operasyonlar yapabilecek, hatta bazen eşeğini dövmedikleri için semerine vuracaklardır. Bütün bu operasyonlar bu şekilde yapılırken toplumun önemli bir kesimi olayın arkasındaki hesaplaşmaları göremeyecektir.

     

                “Sular alçaldığında karıncalar balıkları, yüksel diğinde balıklar karıncaları yerler.” Sizin balık mı karınca mı olduğunuzu bilmiyorum. Ama ne olursanız olun bir gün bir şekilde, haklı ya da haksız suçlu ya da suçsuz siz de özgürlüğü kısıtlanan insanlar kervanına katılabilirsiniz. Onun için “Ben ve tutuklanmak hah… hah… hah…” demeden, her an siz ya da bir yakınınız tutuklanacakmış gibi bu kitabı dikkatlice okuyun.

     
    Bekir Öztürk
    Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et

    F Tipi Rehberi

    En Çok Okunan Haberler

    Neden tutuklandım07 Haziran 2009

    ANKET

    Ergenekon Operasyonunu inandırıcı buluyor musunuz?



    Tüm Anketler


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi